antalya pamukkale transfer

Antalya Pamukkale arası mesafe : 241 kilometre.

Antalya Pamukkale arası süre : 3 saat 15 dakika.
ANTALYA ile PAMUKKALE arası uzaklık yaklaşık olarak 240 kilometredir.
PAMUKKALE ile ilgili bilgiler
Enlem: 36.8841
Boylam: 30.7056
GPS Koordinatları: 36°53' N, 30°42' E
Pamukkale
Antalya Pamukkale transfer ile Fethiye de istediğiniz yere ulaşmanın en iyi yoludur. Size özel bir lüks bir araçla yolun tadını çıkartıp , arkanıza yaslanıp manzarayı izlersiniz… Özel eğitim görmüş belgeli şoförümüzle yola devam edersiniz.. Hiç yorgunluk çekmeden Fethiye de gezmenin rahatlığını çekersiniz..
PAMUKKALE TRAVERTENLERİ

Traverten çok yönlü, çeşitli nedenlere ve ortamlara bağlı, kimyasal reaksiyon sonucu çökelme ile oluşan bir kayadır.

Pamukkale termal kaynağını meydana getiren jeolojik olaylar geniş bir bölgeyi etkilemiştir. Bu bölgede sıcaklıkları 35-100 C arasında değişen 17 sıcak su alanı bulunmaktadır. Pamukkale termal kaynağı, bölgesel potansiyel içindeki bir ünitedir. Kaynak, antik dönemlerden beri kullanılmaktadır. Termal su kaynaktan çıktıktan son ra, 320m uzunluğunda bir kanal ile traverten başına gelmekte ve buradan, 60-70m.lik kısmi çökelmenin olduğu traverten katkatlarına dökülmekte ve ortalama 240-300m. yol kat etmektedir. Kaynaktan çıkan 35.6 Co sıcaklğında,içinde yüksek miktarda Kalsiyum Hidro Karbonat bulunan suyun havadaki oksijen ile olan teması sırasında Karbondioksit ve Karbonmonoksit uçarak,kalsiyum karbonat çökelmekte ve traverten oluşumuna sebep olmaktadır.Çökelti ilk etapta jel halindedir.Reaksiyon kimyasal olarak; Ca(HCO3)+O2 à CaCO+CO2+CO+H2O şeklindedir. Katkat havuzcuklarında ve katkat seddelerinde, çökelmekte olan kalsiyum karbonat, başlangıçta yumuşak bir jel halindedir.

Zaman içinde sertleşmekte ve traverten olmaktadır. Ancak ziyaretçiler tarafından katkatlar üzerinde gezilmesi ve oynanması, henüz yumuşacık haldeki kalsiyum karbonatların ezilmesine, dağılmasına neden olmaktadır. Travertenlere termal su kontrollü olarak belirli bir program dahilinde verilmektedir.Fazla miktarda ve uzun süre aynı yere akıtılan su yosunlaşmaya ve dolayısıyla travertenlerde hoş olmayan kirliliğe sebep olmaktadır. Beyazlığın oluşumunda, hava şartları, ısı kaybı, akışın yayılımı ve süresi etkilidir. Çökelme, termal sudaki karbondioksitin havadaki karbondioksit dengeye gelinceye kadar devam etmektedir. Yerinde yapılan analizlerde, kaynak başındaki suyun karbondioksit miktarı ortalama 725mg/1 iken, suyun travertenleri terk ettiğinde bu miktar 145mg/1'e düşmektedir. Keza kalsiyum bikarbonat da benzer şekilde 1200 mg/1'den 400 mg/1'e düşmektedir. Keza Ca 576/8mg/1'e düşmektedir. Bu analiz sonucuna göre, 1lt. sudan traverten üzerine 499.9mg. CaCO 3 çökelmektedir. Bu miktar 1 1/sn. su için günde 43191g. Çökelme demektir. Ortalama yoğunluğu 1.48g/cm 3 alan kaplar. Suyun ortalama debisi 466.21/sn. olduğuna göre 13584m 2 alan beyazlatılabilecektir. Pratikte bu şartları yerine getirmek güçtür. Ancak bu teorik yaklaşıma göre yılda 1mm. kalınlığında 4.9km 2 alan beyazlatılabilir.

Pamukkale Termal Suları - Denizli
Pamukkale'de (Hierapolis Antik Kenti) 35.6 C deki su; doktor muayenesini takiben hastanın durumuna uygun olarak kalp-damar sertliği, tansiyon, romatizma, raşitizm, felç, deri, göz, sinir sistemi ile damar hastalıkları, damar iltihabı ve reyno hastalığı rahatsızlıklarının tedavisinde önerilmektedir. Ayrıca ılık olarak içildiğinde mide spazmında, idrar söktürmede ve iltihaplarında, böbrek ve kum taşlarının tedavisinde tavsiye edilmektedir. Pamukkale Travertenlerini yaratan sular, termal turizmde Pamukkale’nin önemli ve benzersiz bir yer edinmesini sağlamıştır. Pamukkale’nin bulunduğu coğrafya, Çürüksu (Lykos) Vadisi termal su kaynakları ile özel bir yapıya sahiptir. İnsanlar binlerce yıldır termal suyu, tedavi amaçlı olarak kullanmış, buralarda işlevsel ve gösterişli hamamlar yapmışlardır. Hierapolis’in termal sularından kaynaklanan ünü, Roma Dönemi’nde Anadolu’ya yayılmış, hastalar şifa bulmak için buraya gelmişlerdir. Kaplıcaları ile tıbbi merkez konumuna gelen kentte, hastalar tedavi amaçlı geçici ya da kalıcı olarak konaklamışlardır. Roma nekropolünde kent dışından gelen ve ömürlerinin sonuna kadar kalan hastaların mezarları bulunmaktadır. Termal kaynakların bulunduğu yerlerde Antik Dönem’de dini ayinler yapılmış, halkın katılımı ile şenlikler düzenlenmiş, devlet yöneticileri ve zenginler tedavi için burayı tercih etmişlerdir. Yapılan araştırmalar tedavilerin din adamları ve hekimlerce yönetildiğini göstermektedir. Günümüzde Hierapolis Kenti'nin bulunduğu alanda, tarihi yapılarla kucaklaşan termal sularda yüzmenin keyfi ve mutluluğu bambaşkadır. Travertenleri yaratan karstik alanlardan çıkan sular; bünyesindeki kireç çözeltisi, buharlaşma ve sudaki karbondioksitin ayrışması sonucu, çökelmiştir. Genellikle beyaz renkte ve pamuk yığınları andıran kalker tüfleri ise Pamukkale travertenlerini oluşturmaktadır. Pamukkale termal suyunun tedavi edici özelliği, çok eski çağlardan beri anlaşılmış, yüzyıllar sonra şifa niteliği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. UNESCO Kültür Miras Listesi’nde yer alarak, özenle korunan Pamukkale, şifalı termal suları ile ziyaretçilerine pek çok alternatifli tedavi olanakları sunmaktadır.

PAMUKKALE TRAVERTENLERİ: Traverten sözcüğü, İtalya’da geniş traverten çökellerinin bulunduğu Tivoli’nin, Roma zamanındaki adı olan “Tivertino”dan gelmektedir. Traverten çok yönlü, çeşitli nedenlere ve ortamlara bağlı, kimyasal reaksiyon sonucu çökelme ile oluşan bir kayadır. Termal su kaynaktan çıktıktan sonra, 320 m. uzunluğunda bir kanal ile traverten başına gelmekte ve buradan, 60-70 m.lik çökelmenin olduğu traverten katkatlarına dökülmekte ve ortalama 240-300 m. yol katetmektedir. Kaynaktan çıkan 35.6 °C sıcaklığında, içinde yüksek miktarda Kalsiyum Hidrokarbonat bulunan suyun havadaki oksijen ile olan teması sırasında Kalsiyum karbonat çökelmekte ve traverten oluşumuna sebep olmaktadır. Çökelti ilk etapta jel halindedir. Beyazlığın oluşumunda hava şartları, ısı kaybı, akışın yayılımı ve süresi etkilidir. Çökelme, termal sudaki karbondioksit, havadaki karbondioksit ile dengeye gelinceye kadar devam eder. Reaksiyon Kimyasal olarak: Ca (HCO3) + O2 --> CaCO+CO2+H2O Travertenler kartlarda ve bröşürlerde göründüğü gibi her zaman su ile temas halinde değildir. Su dolu travertenler daha güzel ve hoş göründüğü için fotoğrafları genellikle su dolu iken çekilir ve her zaman su dolu sanılır.Travertenlere termal su kontrollü olarak belirli bir program dahilinde verilmektedir. Fazla miktarda ve uzun süre aynı yere akıtılan termal su yosunlaşmaya ve dolayısı ile beyaz traverten alanlarında hoş olmayan görüntüye sebep olmaktadır.Hem bu kirliliğin önüne geçmek hem de başlangıçta jel halinde olan çökeltiyi sertleştirmek için traverten alanları belirli süreler kurutulmak zorundadır.
Pamukkale Hierapolis Antik Kenti - Denizli
Ölmeden önce mutlaka görülmesi gereken yerler listelerinin neredeyse tamamında yer verilen ve her yıl 2 milyon civarında turistin ziyaret ettiği Pamukkale, doğanın sanatçı rolünü üstlendiği yerlerden. Termal suların hava ile teması sonucunda meydana gelen beyaz travertenlerin donmuş bir şelale benzeri kademeli şekiller oluşturduğu ve yer yer teras biçimli havuzlar meydana getirdiği Pamukkale’nin çekiciliğinin keşfi Roma Dönemi’ne kadar gidiyor.

Pamukkale Travertenleri'nin hemen yanında tüm görkemiyle ayakta duran Pamukkale Hierapolis Antik Kenti'nin kalıntılarının büyük bölümü de bu dönemden. Eşi bulunmaz güzellikteki travertenler ile birlikte bu kalıntılar UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi’nde yer alıyor.

Fotoğraf: Official Turkish Museums

Pamukkale’nin hemen ilk görüşte sizi büyüleyeceğine eminiz. 2 bin yıl öncesinde de Bergama Krallığı bu çekiciliğe karşı koyamamış ve travertenlerin yanına Hierapolis Kenti’ni inşa etmiştir. Bu dönemde Hierapolis bir termal sağlık merkezi gibi görev yapmış ve şifalı olduğuna inanılan kaynakları binlerce yıl boyunca Anadolu’nun farklı yerlerinden gelip sağlık ve güzellik arayan kişiler tarafından ziyaret edilmiştir. Günümüzde de güzellik ve sağlık arayışı içinde termal havuzları ziyaret edilmeye devam ediyor. Siz de binlerce yıl öncesindeki antik dünyanın insanlarının yüzdüğü sulara girebilir ve travertenlerin muhteşem manzarasını izleyebilirsiniz. Ancak oluşumu binlerce yıl alan bu doğal güzellik oldukça hassas. O yüzden yalnızca belli kesimlerinde dolaşılabiliyor ve sularına girilebiliyor. Pamukkale’de daha uzun süre kalmak ve şifalı sularından yararlanmak isteyenler ise antik kentin ve travertenlerin yakınında yer alan termal tesislerde hem konaklayabilir hem de masaj, termal sular ve çamur banyolarının keyfini yaşayabilirler.

Hierapolis Antik Kenti oldukça iyi biçimde korunarak günümüze ulaşmayı başarmıştır. Buranın bir termal merkez olduğu zamanlarda çok sık ziyaret edildiğini kesinlikle söyleyebileceğimiz Roma Hamamı, günümüzde arkeoloji müzesi olarak kullanılıyor. Hierapolis ve yakın çevresindeki antik kent kazılarında ortaya çıkarılan heykeller ve diğer kalıntıları burada görebilirsiniz. Antik tiyatro, tapınaklar, anıtsal çeşmeler, mezarlar, agora, gymnasium gibi yapılar da size 2 bin yıl öncesinin kentinde olduğunu hissettirecek derecede iyi durumda. Özellikle Roma Dönemi’nde cehennemin girişi olduğuna inanılan Ploutonium hakkında anlatılan hikâyeler ilginizi çekecektir.

Fotoğraf: Official Turkish Museums

Hierapolis, Hristiyanlık açısından da kutsal bir yerleşim. Bu kutsallığın en önemli nedeni İsa’nın 12 havarisinden birisi olan Phillippus’un burada öldürülmüş olması ve mezarının da burada bulunması. 5'inci yüzyılda saray mimarlarınca yapılan, azizin mezarının yer aldığı Martyrium, Hristiyanlığın kutsal yapılarından. İçinde vaftiz teknesi ve piskopos ayin mekânlarının yer aldığı 6'ncı yüzyıl katedrali ile 7'nci yüzyıla tarihlendirilen Direkli Kilise diğer önemli Hristiyan yapıları. Daha küçük pek çok kilise de kentin çeşitli yerlerine dağılmış durumda. Tüm bu yapılar Hierapolis’in Bizans Dönemi’nde önemli bir dinsel merkez olduğunu kanıtlıyor.

Hierapolis Antik Kenti Nerededir?

Denizli'nin 17 kilometre kuzeyinde yer alan Hierapolis Antik Kenti'nin Arkeoloji literatüründe “Holy City” yani Kutsal Kent olarak adlandırılması, kentte bilinen birçok tapınak ve diğer dinsel yapının varlığından kaynaklanmaktadır. Kentin hangi eski coğrafi bölgede yer aldığı tartışılır.

Hierapolis coğrafi konumu ile kendisini çevreleyen çeşitli tarihi bölgeler arasında yer almaktadır. Antik coğrafyacı Strabon ile Ptolemaios verdikleri bilgilerde, Karia bölgesine sınır olan Laodikeia ve Tripolis kentlerine yakınlığı ile Hierapolisin bir Frigya kenti olduğunu ileri sürerler. Antik kaynaklarda, kentin Helenistik Dönem öncesi adı ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Hierapolis olarak adlandırılmadan önce kentte bir yaşamın var olduğunu Ana Tanrıça kültünden dolayı bilinmektedir. Kentin kuruluşu hakkında bilgilerin kısıtlı olmasına karşın; Bergama Krallarından II. Eumenes tarafından MÖ II. YY. başlarında kurulduğu ve Bergamanın efsanevi kurucusu Telephosun karısı Amazonlar kraliçesi Hieradan dolayı, Hierapolis adını aldığı bilinmektedir.

Hierapolis, Roma İmparatoru Neron dönemindeki (MS 60) büyük depreme kadar, Helenistik kentleşme ilkelerine bağlı kalarak özgün dokusunu sürdürmüştür. Deprem kuşağı üzerinde bulunan kent, Neron dönemi depreminden büyük zarar görmüş ve tamamen yenilenmiştir. Üst üste yaşadığı bu depremlerden sonra kent, tüm Helenistik niteliğini kaybetmiş, tipik bir Roma kenti görünümünü almıştır.

Hierapolis Roma döneminden sonra Bizans döneminde de çok önemli bir merkez olmuştur. Bu önem, MS IV. yüzyıldan itibaren Hıristiyanlık merkezi olması (metropolis), MS 80 yıllarında, Hz. İsa’nın havarilerinden olan, Aziz Philipin burada öldürülmesinden kaynaklanmaktadır. Hierapolis, XII. yüzyıl sonlarına doğru Türklerin eline geçmiştir.

Hierapolis Antik Kenti’nin Bölümleri

Hierapolis Tiyatrosu: Büyük yapı dört ada üzerine inşa edilmiştir. Dik olan cavea diazoma'dan iki kısma bölünmüştür, dikey olarak 9 cuneusa Summa cavea galerisi ile 8 basamak yerleştirilmiştir Ima caveanın (alt basamaklar) orta kısmı, proedria için mermer bir exedra şeklinde düzenlenmiş, yüksek arkalıklı, arslan ayaklı oturaklar, kentin önemli kişileri içindir. Sahne binası, logeion ve geniş bir sahne arkasına sahiptir ve skene ile bağlantılıdır. Skene fronsun üç düzeni mermer monolit sütunlar tarafından podium üzerine oturmakta ve burada Apollon ve Artemis'e adanmış, bezeli korniş bulunmaktadır. Bu görkemli yapı, İmparator Septimius Severus zamanında İS III. yüzyılda, önceki evreyi (Flavius Dönemi) içine alarak ve yok ederek inşa edilmiştir. Geç Roma Dönemi'ne kadar kullanılmış, bunu arkhitravının alt yüzüne, İS 352 yılına tarihli ve skene fronsun onarımını yazıttan anlaşılmaktadır.

Fotoğraf: Official Turkish Museums

Büyük Hamam Kompleksi: Bugün masif duvarları ve bazı tonozları ayakta kalabilmiş olan yapının iç mekanlarının mermerle kaplı olduğuna dair izler bulunmaktadır. Hamamın planı diğer tipik Roma hamamları gibidir. Önce girişte büyük avlu, iki yanında büyük holler bulunan kapalı dikdörtgen bir alan ve daha sonraları bulunan esas hamam yapısı yer alır. Palaestranin yan kanatlarında, biri güneyde, diğeri kuzeyde olan iki büyük hol imparatora ve törenlere ayrılmıştır. Hamam kompleksinin kalıntıları MS. II. yüzyıla tarihlenir. Büyük hole bitişik tonozlu kapalı mekanlar günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.

Frontinus Caddesi: Mimari özelliklerinden dolayı, kapı ile birlikte yapıldığı düşünülen 14 metre genişliğindeki bu cadde (plateia), kentin ana caddesini oluşturmaktadır.

Agora: MS 60 yılında meydana gelen depremden sonra Frontinus Caddesi, ile doğudaki tepenin yamaçları arasında geniş bir alanda değişim sonucu Hierapolis Ticaret Agorası olarak düzenlenmiştir.

Kuzey Bizans Kapısı: Hierapolis kentinde yapılan sur sistemine dahil olan Kuzey kapı MS IV. yüzyıl sonuna tarihlenmektedir.

Güney Bizans Kapısı: MS IV. yüzyılda inşa edilmiştir. Traverten bloklar ve içinde mermerinde bulunduğu devşirme malzeme ile yapılmıştır.

Gymnasium: Sütun dizisi üzerinde yapının gymnasium olduğuna işaret eden yazıtlı bir arşitrav parçası dikkat çeker.

Tritonlu Çeşme Binası: Tritonlu Çeşme Binası, Apollon Tapınağı'nın yakınlarındaki çeşme binasıyla beraber şehirdeki iki büyük anıtsal binadan biridir.

İon Sütun Başlıklı Ev: Ev tiyatroya giden ikincil uzun bir yol üzerinde bulunmaktadır. Orijinal yapı MS II. yüzyıl olarak tarihlenmektedir.

Latrina: Depremde yıkılmış olan bu yapı yıkıntı halinde tüm parçaları ile günümüze ulaşmıştır. Uzun mekânın tabanında lağım sularını caddedeki kanalizasyona taşıyan kanal bulunmaktadır. İç duvar boyunca oturmak için yapılmış, üzerinde delikler bulunan bir seki yer alır, pis suları taşıyan kanalın önüne sıhhi ihtiyaçlar için bir temiz su kanalı yapılmıştır.

Fotoğraf: Orhan Özgülbaş

Apollon Kutsal Alanı: Anıtsal yapı Hierapolis'in en önemli tanrısına adanmıştır. Podium da işaret edilen iç kısımdaki yapı daha önce tapınak şeklinde tanımlanmıştı ancak daha sonra yapılan çalışmalar neticesinde kehanet merkezi olduğu anlaşılmıştır.

Su Kanalları ve Nympheumlar: Çevredeki tepelere inşa edilmiş kanallardan oluşan iki aquadükt kente içme suyunu sağlamaktadır.

Plutonium: Plutonium'un girişi, tapınağın sağ tarafındadır.

Surlar: MS V. yüzyılda, Roma İmparatorluğu'nun diğer kentlerinde de olduğu gibi, Hierapolis de MS. 396'da çıkarılan bir kanuna göre kuzey, güney ve doğu yönlerinde surlarla çevrilmiştir.

Katedral: Hierapolis Antik Kenti'nin en önemli Hristiyan kült yapılarındandır. Yapı, plateiaya narteks ve atrium ile açılmaktadır. Sağdaki kapıdan vaftiz mekanına girilir, dörtgen planlı, apsisli mekan, sütunlar ile 3 nefe ayrılmıştır, apsisli bölümde yuvarlak, mermer kaplama levhalı, iki yanında merdivenleri olan vaftiz teknesi yer alır. Saçaklık, kadınların oturduğu bölüme ait ikinci sütun dizisi tarafından taşınıyordu. Apsis içte yuvarlak dışta çok kenarlı bir plana sahiptir. Ana apsisin içinde, ayin sırasında papazların ve piskoposun oturduğu konsantrik merdiven, synthronon, yer alır. Yapı planı bize orta çağ onarımları ile İ.S. VI. yüzyılın birinci yarısına tarihlememizi sağlar.

Aziz Philippus Martriumu: Hierapolis Antik Kenti'nin eşsiz termal suları ile bir şifa kaynağı görülmesinin yanı sıra, hem Pagan dönemlerinde hem de Hristiyanlık döneminde kutsal kent sayılmıştır. Bunun nedeni de İS 80 yıllarında Hierapolis'e Hristiyanlığı yaymaya gelen ve Hz. İsa'nın 12 havarisinden biri olan Aziz Philippus'un burada çarmıha gerilerek öldürülmesidir. İS 4. yüzyılda Hristiyanlık resmi din olduktan sonra Aziz Plilippus adına öldürüldüğü yerde bir şehitlik yapılmıştır. Dini ve ruhi tedavi merkezi olarak yapılan yapı sekizgen planlıdır. Ortasındaki mermer kaplı alanda da Aziz Philippus'un mezarı vardır. Bizans Dönemi'ndeki surun dışında kalan bu merkeze geniş ve uzun merdivenlerle çıkılır. Yapıya yaklaşan son bölümdeki merdivenlerin sağında Ayazma çeşme yapısı vardır. Yaklaşık 20 metre çapındaki sekizgen bölümün üstü kurşun kaplanmış bir kubbe ile örtülmüştür. Yapıda dua edilmesi için küçük şapeller mevcuttur. Sekizgen bölümün tabanı mermer, koridor ve bağlı bölümlerin tabanı bitkisel motifli mozaik ile odaların tabanı traverten, halkın kaldığı dış odaların tabanı ise sıkıştırılmış topraktır. Günümüzde de birçok kilise Aziz Philippus bayramını kutlayıp ayin düzenlemektedir.
Karahayıt
Karahayıt - Denizli
Karahayıt Kaplıcaları Denizli Karahayıt Mahallesindedir. Yılın her mevsiminde ana kaynağından çıkan kendine has kırmızı renkli şifalı termal suyun ve termal çamurun sıcaklığı 58 ºC olup Ege Üniversitesi hidroklimatoloji enstitüsünün vermiş olduğu rapora göre içerdiği zengin mineralleri ile eşsiz bir sağlık kaynağıdır.

Karahayıt'ta bulunan turistik tesislerde (Otel, Apart Otel ve Pansiyonlarda) Kırmızı Su ve Termal Çamur sayesinde pek çok hastalık ve sağlık problemine şifa bulunabilmektedir.

Denizli konaklama seçenekleri

Karahayıt Kaplıcalarında tedavi edilen hastalıklar

Banyo uygulamaları ile tedavi edilen hastalıklar: Ortopedik ve nörolojik sekellerin rehabilitasyonunda, tamamlayıcı tedavisinde, romatizmalı hastalıklar, Siyatik, bel-boyun fıtığı, kireçlenme, Dolaşım sistemi hastalıkları ve sedasyon (ruhi rahatlatma) özelliği, nörolojik rehabilitasyon gerektiren hastalıklar, ameliyat sonrası tutukluk ve sertliklerin giderilmesi, kadın hastalıkları, stres ve strese bağlı tüm hastalıkların rehabilitasyonu, uykusuzluk ve yorgunluklar, saç, tırnak ve derideki hücrelerin canlanması, cilt ve deri hastalıkları, kırıkların alçılarının alınmasını müteakip gelişen kontraktürlerin giderilmesi, adale spazmlarının giderilmesi, gut hastalığı, nevralji, nevrit, artrozlar, kolit hastalıklarının tedavisi.

İçme suyu ile tedavi edilen hastalıklar: Üst gastrointestinal sistemin fonksiyonel bozukluklarında, mide ve yemek borusu rahatsızlıklarında, kemik erimesinde, ürolithiasisde ve kalsiyum ihtiyacının tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabileceği belirtilmiştir.

Ayrıca çamur banyosuyla cildi yumuşatma, gözenekleri açma, selülit ve çatlak tedavisi ve toparlama, antiseptik tesiri ile akne ve sivilceleri yok etme kırışıklıkları giderme, siğilleri iyileştirme özellikleri bulunmaktadır.

Kırmızı su ve termal çamurun; böbrek taşı, kalp, damar sertliği, yüksek tansiyon, romatizma, siyatik, kireçlenme, kadın ve deri hastalıkları, bel ve boyun fıtığı, sindirim, mide, bağırsak, karaciğer, safra yolları, diyabet, egzama, vücut direncini arttırma, metabolizma bozuklukları tedavisinde de son derece şifalı olduğu kanıtlanmıştır.

Karahayıt Kırmızı Su Travertenleri

Kırmızı su travertenleri, 60 ºC sıcaklıkta çıkan termal su çevresinde, termal suyun içindeki maden oksitleri nedeniyle kırmızı, yeşil ve beyaz renkli traverten tabakaları şeklinde oluşmuştur. Travertenler yaklaşık 500 m2’lik bir alandadır.
Pamukkale Hierapolis Arkeoloji Müzesi Hakkında
1984 yılında ziyarete açılan Pamukkale Hierapolis Arkeoloji Müzesi, Denizli’de yer almakta olup Hierapolis Antik Kenti’nde yapılan çalışmalar sonucu elde edilen buluntular ve çevre kentlerden toplanan eserlere ev sahipliği yapmaktadır. Oldukça zengin bir kaynağa sahip olan müze Hierapoli Kenti’nin Roma Hamamı olarak kullanılan bir alanın restorasyonu ile bugünkü haline getirilmiştir. 14.000 m2’lik bir alanda konumlanan Pamukkale Hierapolis Arkeoloji Müzesi’nde Lahitler ve Heykeller Salonu, Küçük Eserler Salonu ve Hierapolis Tiyatrosu Buluntuları Salonu olmak üzere üç farklı salon bulunmaktadır. Roma dönemine ait eserler ve heykeller sergilenen müzenin açık alanında sergilenen buluntular daha çok taş ve mermer yapılardan meydana gelmektedir. Pamukkale Hierapolis Arkeoloji Müzesi’nin en çok dikkat çeken bölümlerinden biri olan Lahitler ve Heykeller Salonu’nda Tyche, Dionysos, Pan, Asklepios, İsis Rahibesi,Demeter heykelleri ve yöreye ait simgesel aile mezar taşları bulunmaktadır. Müze tüm görülmeye değer eserleri ile Denizli seyahatinin olmazsa olmaz turistik duraklarından biri sayılmaktadır. Üstelik yalnızca ülkemizden değil dünyanın her yerinden pek çok ziyaretçinin ilgisini çekmektedir.
Pamukkale-Hierapolis (Denizli)

Çaldağı’nın güney eteklerinden gelen kalsiyum oksit içeren suların oluşturduğu görkemli beyaz travertenler ve geç Helenistik ve erken Hıristiyanlık dönemlerine ait kalıntılar içeren Hierapolis arkeolojik kenti, antik çağlardan bugüne kadar ulaşan en çarpıcı merkezlerden biridir. Denizli’ye 2 km. uzaklıkta bulunan bu alan, ayrıca çok çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiğine inanılan şifalı suları ile de ünlüdür.

Antik kentin M.Ö. II. yüzyılda Bergama krallarından II. Eumenes tarafından kurulduğu, adını ise Bergama’nın kurucusu Telephos’un eşi Heira’dan aldığı sanılmaktadır. Eski kaynaklara göre metal ve taş işlemeciliği, dokuma kumaşları ile ünlü olan kent, Büyük Konstantin döneminde Frigya bölgesinin başkentliğini yapmış, Bizans döneminde Piskoposluk merkezi olmuştur. Bu özellikleri ile alan UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer almaktadır.
HİERAPOLİS (PAMUKKALE) ARKEOLOJİ ÖRENYERİ
Açılış/Kapanış Saatleri
Açılış Saati: 06:30
Kapanış Saati: 20:00
Gişe Kapanış Saati: 19:30
Her gün açık
Adres: Pamukkale
Giriş Ücreti : 200 TL - Durum : AÇIK
Voice Of Museum
AÇIKLAMA
SU VE İNANCIN KENTİ HİERAPOLİS
Denizli İlinin 18 km kuzeyinde yer alan Hierapolis Antik Kenti Bergama Krallarından II. Eumenes tarafından İ.Ö. 2 yy’da kurulmuş olup, Bergamanın efsanevi kurucusu Telephos’un karısı Hiera’dan dolayı Hierapolis adını aldığı söylenebilir. Kent bir deprem bölgesinde bulunmasından dolayı meydana gelen depremlerle sürekli yıkılıp yeniden inşa edilmiştir. Ancak bugün ayakta olan yapılar ise İ.S. 60 yıllarında olan büyük depremden sonra inşa edilmiş olup kent bundan sonra tüm Helenistik niteliğini kaybetmiş tipik bir Roma kenti görünümünü alarak ızgara planlı inşa edilmiştir. Hierapolis, Roma Döneminden sonra Bizans Döneminde de çok önemli bir merkez olmuştur. İ.S. 4 yy.dan itibaren Hristiyanlık merkezi olması, İ.S 80 yıllarında Hz.İsa’nın havarilerinden olan Aziz Philip’in burada öldürülmesi nedeniyledir. Kent İ.S. 4 yyda Bizanslıların eline geçince Aziz Philip adına Martyrıum olarak adlandırılan sekizgen kilise inşa edilmiştir. Bundan dolayı kentin ünvanı artar ve Metropolis ünvanını alır. Kent İ.S. 7 yydaki büyük depremle tahrip olmuş ve kent kimliğini kaybetmiştir. 12. yy da küçük bir kasaba haline gelmiş, İ.S. 13. yyda Selçukluların egemenliğine geçmiş ve 14 yy daki depremden sonra tamamen terkedilmiştir.

Kent 2 anıtsal kapısı, ana caddeye paralel ve dik gelen cadde ve sokakların oluşturduğu ızgara planlıdır. Yaklaşık 1 km uzunluğundaki ana cadde kenti ikiye böler ve bu caddenin her iki tarafında revaklar, kamu binaları dükkan ve atölyeler bulunur.

Kent surlarının dışında ve kentin kuzey, güney ve doğu yönünde bulunan nekropol alanları Güneybatı Anadolu’nun en büyük nekropolüdür.

Bunun dışında kentin başlıca yapıları; Hamam-Bazilika, Latrina, Tiyatro, Plutonıum, Apollon Tapınağı, Su Kanalları ve Nymphaeumlar, Kiliseler (Aziz Phılıp Martyriumu, Aziz Phılıp Kilisesi..) Büyük Hamam Kompleksi’dir.

Kalıntıların büyük bölümü Roma döneminden olan Hierapolis (Pamukkale) antik kenti, tüm görkemiyle yanında durduğu Pamukkale Travertenleri’yle beraber 1988 yılında hem kültürel, hem doğal miras olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır. Ayrıca tarihin her döneminde önemli bir şifa ve inanç merkezi olmuştur.
Hierapolis Antik kenti dönüşte gezmek üzere ring servis ile Pamukkale travertenlerine ulaştık. Travertenleri ilk gördüğü anda Furkan “burası Dünya’ya ait olamaz” demişti. Bembeyaz sıcak kireç suyu havuzlarına bakınca insanın gerçekten gözleri kamaşıyor.

Pamukkale traverten ve Antik kent Giriş ücreti 2022 :
Pamukkale traverten giriş ücreti 2022 yılı için 110 tl olarak belirlendi.
Antik Havuz giriş ücreti 2020 yılı için ise saatlik 80 tl.
Antik Havuz 6-12 yaş ise 50 tl.
Antik Havuz 0-6 yaş ücretsiz.
Müze Kart ile ücretsiz girebilirsiniz.
Girişten 70 tl ile 1 yıl geçerli Müze kart çıkartabilirsiniz.
18 yaş üstü Öğrenci 30 tl. giriş ücreti bulunuyor.
Hierapolis Antik Kenti Müzesi giriş ücreti 2022 :
Hierapolis antik kentini gezerken gördüğünüz o muhteşem kalıntılar arasında çok daha değerli ve küçük eserlerin sergilendiği antik kent müzesini de gezmelisiniz. Hierapolis Antik Kenti Müze giriş ücreti 2022 yılı için ise kişi başı 30 tl olarak belirlendi.

Hierapolis Antik Kenti Müzesi ziyaret saatleri 2022 :

Yaz kış ziyaret edilebilin Pamukkale Hierapolis Antik kenti ziyaret saatleri de mevsime göre değişiyor.

Yaz tarifesi 5 Nisan ile 2 Ekim arası ziyaret saatleri

Sabah açılış: 08.00
Akşam Kapanış ise 21.00′ dır.
Kış tarifesi 3 Ekim ile 4 Nisan arası ziyaret saatleri

Sabah açılış 08.00
Akşam kapanış ise 17.00′ dir.
Müze kart ile ücretsiz olarak girebilirsiniz. Bence yine aynı girişten 70 tl’ye Müze kart çıkartabilirsiniz. Bu kart ile 1 yıl boyunca Türkiye’deki tüm müze ve ören yerlerine ücretsiz bir şekilde girebilirsiniz.

Daha fazla güncel bilgi için Hierapolis Antik Kent’in telefon bilgisini paylaşayım sizlere. (0258) 272 20 34

pamukkale travertenleri denizli
Pamukkale travertenler suyu kaç derece;
Beyaz Cennet diyebileceğimiz travertenler suyu yaz kış 36 derece olan suyuna ayaklarımızı sokarak havuzlarını keşfetmeye başladık. Yabancı turistlerinde çok olduğu bu doğa ve tarih harikası yerde manzaraya diyecek yoktu. Birazda şifalı sularda yüzerken aşağıdaki göleti seyrettik.

Göz kamaştıran beyazlık;
Çok ilginç bir detay vereyim burada. Beyaz travertenlere birkaç dakikadan fazla bakamıyorsunuz. O kadar beyaz ki gözler kamaşıyor. Aşağıdaki yeşil gölete bakarak dinlendire biliyorsunuz.

pamukkale-havuzları
Pamukkale Trevartenleri nasıl oluşmuş ve hakkında bilgi ;
Biraz travertenlerden bahsedelim. Pamukkale adı kireçli doğal suların çökeltisi sonucu meydana gelen pamuk taşlarından oluşmuş. Yaz ve kış her mevsim ziyaret ediliyor. Türkiye’nin tanıtımlarında da sıkça gördüğümüz beyaz cennetteki antik havuzun suyu kalp damar hastalıkları, romatizma, deri, felç ve sinir hastalıklarına iyi geliyor.

pamukkale-travertenler

Pamukkale Travertenleri Ziyaret saatleri 2022 ;
Yaz kış ziyaret edilebilin Pamukkale Travertenleri ziyaret saatleri de mevsime göre değişiyor.

Yaz tarifesi 5 Nisan ile 2 Ekim arası ziyaret saatleri

Sabah açılış: 08.00
Akşam Kapanış ise 21.00′ dır.
Kış tarifesi 3 Ekim ile 4 Nisan arası ziyaret saatleri

Sabah açılış 08.00
Akşam kapanış ise 17.00′ dir.
Pamukkale Konaklama imkanları;
Bir şifa kenti konumundaki Pamukkale’de konaklamak için 20 lüks otelde 6500 yatakla dünyanın her yerinden gelmiş ziyaretçilerini ağırlıyor. Burayı ziyaret edenler hem tatil yapıyor, hem de şifa buluyor. Bir dönem otellerin artmasıyla travertenlerin doğallığı bozulmaya başlamış. Şimdi UNESKO koruması altına giren travertenler eski doğallığına kavuşturulmaya çalışılıyor.

Pamukkale Antik Havuz giriş ücreti 2022
Pamukkale Travertenlerin hemen üst tarafında yine meşhur antik havuz var. Burası ayrı bir keyif zaten. Yine ücret karşılığı girilebilen (60 tl) antik havuzun içindeki sütunlar yüzenleri geçmişe götürüyor adeta. 7-12 yaş ise 25 tl. 692 yılında yıkılan sütunlar havuzların birkaç metre altında bir köprü oluşturmuş. Dalıp bu sütunların altından geçebiliyorsunuz.

pamukkale-antik-havuz, pamukkale gezilecek yerler
Pamukkale-antik-havuz (Hierapolis)

Pamukkale travertenleri göleti;
Pamukkale Travertenlerin üzerinden seyrettiğimiz aşağıdaki küçük gölette deniz bisikletleri ile dolaşmak ve, yürüyüş yapmak için aşağıya ring servisler ile indik. Artık yemyeşil bir alandan yukarı doğru travertenleri seyretmeye başladık. Her haliyle her yönüyle Pamukkale oldukça etkileyiciydi.

pamukkale-gölü
Pamukkale Antik kenti gezmeyi dönüşe bırakmıştık. Havada kararmadan tekrar beyaz cennetin içinden geçerek Hierapolis Antik Kentin tarihi patika yolunda yürümeye başladık. İnsan aynı gün doğal cenneti ve miladi tarihi yaşayabilir mi? Etkilenmemek elde değil. Burası aynıEfes Antik Kenti veya Assos Antik kent daha büyük. Antik kent ve tarihi mirasları ile açık hava müzesi gibiydi.

pamukkale gezilecek yerler ve traverten giriş ücreti
Pamukkale Gezilecek yerler ve Hierapolis Antik Kenti hakkında bilgi;
Antik kent 2. Emaneus tarafından kurulduğu ve adını Bergama’nın kurucusu Telapaus’un eşi Hieradan aldığı biliniyor. Hierapolis Antik Kenti arkeoloji literatüründe Polisiti diye adlandırılan kutsal şehir olarak kabul edilir. Bu inanca sahip olan insanlar cennetin kapılarının burada olduğuna inandıkları için Hierapolis’e gömülmek istemişler.

Hierapolus antek kenti pamukkale

Bu nedenle mezarlar şehri olmuş. Ayrıca İsa Peygamberin 12 havarisinden olan aziz Philippus’un mezarı da burada bulunmuş. Yunan mitolojisinin önemli tanrılarından Hades’in yer altına açılan kapıları veya Kraliçelere güzellik veren Kleopatro antik havuzu da Hierapolis’tedir.

pamukkale gezilecek yerler ve traverten giriş ücreti

Doğa, tarih, efsaneler, Şifalı sular ile doğal cennet Pamukkale aklımızı başımızdan aldı. 7 günde Ege-Akdeniz’i gezdikten sonra geldiğimiz Pamukkale gezisi filmin mutlu sonu gibiydi. Ne diyelim Türkiye’de değil Dünya’da görülmesi gerekenlerin başında gelen bir yer burası. Daha önce gelmediğiniz bir yer ise 12 ayın her mevsiminde gelebileceğiniz cennet bir köşe…

Ayrıntılı Araba ile Ege Akdeniz turu rota tavsiyemi de inceleyebilirsiniz.

Hierapolus antik kenti pamukkale gezilecek yerler ve traverten giriş ücreti

Ege bölgesinin en sevdiğim yönlerinden biri ise, Doğayı, tarihi ve yöresel lezzetleri bir arada bula bilmenizdir. Ben Pamukkale’ye geldiğimde yöresel bir şey yeme fırsatım olmamıştı. Ancak sizler için küçük bir araştırma ile birkaç lezzet yazacağım.

Pamukkale travertenleri hangi ilde nerede?
Ege Bölgesindeki Denizli ilimizin Pamukkale ilçesinde bulunan Travertenler ve Hierapolis Antik kentine her yıl yüz binlerce ziyaretçi geliyor.

Pamukkale Gezilecek Yerler Listesi :
Pamukkale Travertenler ( 5 dk mesafede)
Hierapolis Antik kenti ( 6 km. 10 dk) Müthiş bir yer
Pamukkale Antik Havuz ( Travertenlerin hemen yanında giriş ücretli)
Karahayit Şelalesi ( 9 km. 15 dk)
Pamukkale Yamaç Paraşütü ve fiyatları:
Pamukkale gezilecek yerler arasında Yamaç paraşütü ile travertenleri havadan bir macera içinde izleyebilirsiniz. Fiyatları 300 – 400 tl civarı diye hatırlıyorum.

Pamukkale ‘de ne yenir ?
Keşkek, Arabaşı, (Bu bildiğim kadarıyla tavşan etinden yapılıyor.), Mısır Gömbesi, Leğen Böreği., Ispanak çöreği., Katmer, Bahar gevreği, Zeytinyağlı patlıcan böreği., Patlıcan Kebabı, Karnı baharlı tavuk göğsü… gibi daha birçok lezzet var damak tadınıza göre deneyebilirsiniz.

pamukkale gezilecek yerler ve traverten giriş ücreti

Pamukkale gezilecek yerler için yaptığımız bu gezimizde Pamukkale travertenleri ile Hierapolis antik kentini gezdik. Ben buraya dönüş yolunda olduğum için çok vakit ayıramadım ancak Pamukkale ve çevresini gezmek için tekrar geleceğim.