PERGE & ASPENDOS & SİDE & MANAVGAT ŞELALESİ TURU

PERGE & ASPENDOS & SİDE & MANAVGAT ŞELALESİ TURU Tur Rezervasyon Formu

 
1 Start 2 Complete
CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
3 + 4 =
Solve this simple math problem and enter the result. E.g. for 1+3, enter 4.
Kişi Başı Fiyatı: 
80 € 'den başlayan fiyatlarla
03 – 11 Yaş Kişi Başı Fiyatı: 
75 € 'den başlayan fiyatlarla

PERGE & ASPENDOS & SİDE & MANAVGAT ŞELALESİ TURU

Kişi Başı Fiyatı 80 €

03 – 11 Yaş Kişi Başı Fiyatı : 75 €

TUR KODU:

Perge - 106

GEZILECEK YERLER

  • Perge
  • Aspendos
  • Side Antik Kentleri
  • Manavgat Şelalesi

PROGRAM

İlk olarak perge antik şehrini ziyaret ediyoruz . İkinci ziyaret aspendos antik tiratrosu burdaki akustiği ve tarihi yaşayip.. Üçüncü olarak side antik kenti ziyeret ediyoruz. Side manavgat şelasini ziyeret etmeden doğayla iç içe güzel manzarada öğle yemeğini yiyoruz. Yemekten sonra manavgat şelaesini ziyeret ediyoruz… Güzel bir günün ardindan turumuzu bitiriyoruz .

TURA DAHİL HİZMETLER

  • Öğle Yemeği
  • Manavgat şelalesi Girişi
  • Ulaşım
  • Rehberlik Hizmeti

TURA DAHİL OLMAYAN HIZMETLER

  • Tüm Yemeklerde ve Molalarda Alınan İçecekler
  • Tüm Özel Harcamalar
  • Ekstra Belirtilen Tüm Organizasyon

TUR ÇIKIŞ GÜNLERİ :

Her gün (Pazartesi - Salı – Çarşamba - Perşembe – Cuma – Cumartesi – Pazar)

KALKIŞ YERLERİ

ALANYA-SİDE-MANAVGAT-BELEK-ANTALYA-BELDİBİ-GÖYNÜK-KEMER

Perge Antik Kenti’nin Tarihi: Anadolu’nun Sessiz Tanığı

Perge Antik Kenti köklü bir tarihe sahip önemli bir antik yerleşimdir. Perge’nin tarihi, milattan önce 3000’li yıllara kadar uzanır ve şehir, Pamphylia Bölgesi’nin en gelişmiş kentlerinden biri olarak bilinir. Hitit tabletlerinde ismi geçen Perge, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Özellikle Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde Perge büyük bir gelişme göstermiştir.

Perge, Büyük İskender’in Anadolu seferi sırasında teslim olmuş ve onun egemenliğine girmiştir. Helenistik dönemde inşa edilen surlar ve kuleler, kentin askeri ve savunma açısından ne kadar önemli olduğunu gösterir. Roma İmparatorluğu döneminde ise şehir altın çağını yaşamış, birçok anıtsal yapı bu dönemde inşa edilmiştir. Özellikle Roma dönemine ait stadyum, tiyatro, agora, hamam ve sütunlu caddeler, kentin ihtişamını gözler önüne serer.

Şehir planlaması açısından dikkat çeken Perge, simetrik yapısı ve gelişmiş altyapısıyla antik çağ mühendisliğinin önemli örneklerinden biridir. Kentin merkezinden geçen sütunlu cadde, iki yanda dükkanlar ve mozaik döşemeleriyle, dönemin ticaret ve günlük yaşamını yansıtır. Ayrıca kente su taşıyan akıllı sistemler ve kanalizasyon altyapısı, Roma mimarisinin ileri düzeyde olduğunu kanıtlar.

Perge Antik Kenti'nin tarihindeki en önemli figürlerden biri de Apollonius’tur. Ünlü matematikçi ve astronom olan Apollonius, burada doğmuş ve bilim dünyasına önemli katkılarda bulunmuştur. Bizans döneminde ise kent bir piskoposluk merkezi haline gelmiş ve Hristiyanlık açısından da önem kazanmıştır. Bu döneme ait kilise kalıntıları, Perge’nin dini tarihine ışık tutar.

Aspendos Antik Tiyatrosu Tarihçesi: Roma Mirasının En İyi Korunan Örneklerinden Biri

Aspendos Antik Tiyatrosu, Türkiye’nin Antalya iline bağlı Serik ilçesi sınırlarında yer alan ve antik dönemin en görkemli yapılarından biri olarak kabul edilen tarihi bir yapıdır. Bu tiyatro, antik Pamphylia bölgesinin önemli şehirlerinden biri olan Aspendos’un en dikkat çekici yapılarındandır. Milattan sonra 2. yüzyılda, Roma İmparatoru Marcus Aurelius döneminde inşa edilmiştir. Tiyatronun mimarı, ünlü bir şehir planlamacısı olan Zenon’dur ve bu yapı, mimari açıdan Roma dönemi mühendisliğinin zirvesini yansıtır.

Aspendos Antik Tiyatrosu’nun en dikkat çekici özelliği, günümüze kadar neredeyse hiç bozulmadan ulaşmış olmasıdır. Yaklaşık 15.000 kişilik oturma kapasitesine sahip olan tiyatro, döneminde hem sanatsal hem de toplumsal etkinliklerin merkezi olmuştur. Sahne binası (scaenae frons) olağanüstü bir detayla işlenmiş olup hâlâ ayakta durmaktadır. Akustik özellikleri öylesine mükemmeldir ki, sahnede fısıldanan bir söz bile en arka sıradan rahatlıkla duyulabilir.

Tiyatro, Roma İmparatorluğu’nun kültürel etkisini Anadolu topraklarında somut olarak gösteren en önemli yapılardan biridir. Aspendos Tiyatrosu sadece Roma mimarisinin değil, aynı zamanda Anadolu’daki yerel sanat anlayışının da izlerini taşır. Yapının üst kısmında yer alan yazıtlarda, tiyatronun halkın bağışlarıyla yapıldığı bilgisine ulaşılmıştır. Ayrıca, tiyatronun sahne kısmında yer alan süslemeler, dönemin mitolojik ögeleriyle bezeli zengin bir estetik anlayışı yansıtır.

Bizans döneminde tiyatro farklı amaçlarla kullanılmış, Selçuklu döneminde ise bir kervansaray olarak hizmet vermiştir. Bu durum, tiyatronun çeşitli medeniyetler tarafından sahiplenildiğini ve farklı şekillerde değerlendirildiğini gösterir. Selçuklular tarafından yapılan bazı onarımlar, yapının bugüne kadar ulaşmasında önemli rol oynamıştır.

Aspendos Antik Tiyatrosu Tarihçesi: Roma Mirasının En İyi Korunan Örneklerinden Biri

Aspendos Antik Tiyatrosu, Türkiye’nin Antalya iline bağlı Serik ilçesi sınırlarında yer alan ve antik dönemin en görkemli yapılarından biri olarak kabul edilen tarihi bir yapıdır. Bu tiyatro, antik Pamphylia bölgesinin önemli şehirlerinden biri olan Aspendos’un en dikkat çekici yapılarındandır. Milattan sonra 2. yüzyılda, Roma İmparatoru Marcus Aurelius döneminde inşa edilmiştir. Tiyatronun mimarı, ünlü bir şehir planlamacısı olan Zenon’dur ve bu yapı, mimari açıdan Roma dönemi mühendisliğinin zirvesini yansıtır.

Aspendos Antik Tiyatrosu’nun en dikkat çekici özelliği, günümüze kadar neredeyse hiç bozulmadan ulaşmış olmasıdır. Yaklaşık 15.000 kişilik oturma kapasitesine sahip olan tiyatro, döneminde hem sanatsal hem de toplumsal etkinliklerin merkezi olmuştur. Sahne binası (scaenae frons) olağanüstü bir detayla işlenmiş olup hâlâ ayakta durmaktadır. Akustik özellikleri öylesine mükemmeldir ki, sahnede fısıldanan bir söz bile en arka sıradan rahatlıkla duyulabilir.

Tiyatro, Roma İmparatorluğu’nun kültürel etkisini Anadolu topraklarında somut olarak gösteren en önemli yapılardan biridir. Aspendos Tiyatrosu sadece Roma mimarisinin değil, aynı zamanda Anadolu’daki yerel sanat anlayışının da izlerini taşır. Yapının üst kısmında yer alan yazıtlarda, tiyatronun halkın bağışlarıyla yapıldığı bilgisine ulaşılmıştır. Ayrıca, tiyatronun sahne kısmında yer alan süslemeler, dönemin mitolojik ögeleriyle bezeli zengin bir estetik anlayışı yansıtır.

Bizans döneminde tiyatro farklı amaçlarla kullanılmış, Selçuklu döneminde ise bir kervansaray olarak hizmet vermiştir. Bu durum, tiyatronun çeşitli medeniyetler tarafından sahiplenildiğini ve farklı şekillerde değerlendirildiğini gösterir. Selçuklular tarafından yapılan bazı onarımlar, yapının bugüne kadar ulaşmasında önemli rol oynamıştır.

Side Antik Kenti Tarihçesi: Akdeniz’in Kıyısında Yükselen Antik Medeniyet

Side Antik Kenti, Antalya’nın Manavgat ilçesi sınırlarında yer alan, Türkiye’nin en önemli arkeolojik alanlarından biridir. Tarihi M.Ö. 7. yüzyıla kadar uzanan Side, Antik Yunan kolonistleri tarafından kurulmuştur. Şehir, adını Anadolu dillerinde “nar” anlamına gelen "Side" kelimesinden alır ve bu sembol, antik sikkelerde de görülür. Coğrafi konumu sayesinde Side, kısa sürede önemli bir liman ve ticaret merkezi haline gelmiştir.

Side Antik Kenti, özellikle Roma ve Bizans dönemlerinde büyük bir gelişme göstermiştir. Roma İmparatorluğu döneminde şehir, bölgenin en zengin ve en güçlü kentlerinden biri olmuştur. Döneme ait kalıntılar arasında büyük bir tiyatro, agora, hamamlar, anıtsal çeşmeler ve tapınaklar dikkat çeker. En ünlü yapılarından biri olan Apollon Tapınağı, günümüzde Side’nin simgesi haline gelmiştir. Akdeniz’in eşsiz manzarasına karşı yükselen bu tapınak, güneşin batışıyla birlikte büyüleyici bir siluet oluşturur.

Tiyatro, yaklaşık 15.000 kişilik kapasitesiyle Roma mimarisinin en görkemli örneklerinden biridir. Side, aynı zamanda köle ticaretinin de yapıldığı bir merkez olmuş, bu da onun dönemin ekonomik yapısında önemli bir rol oynamasını sağlamıştır. Bizans döneminde Hristiyanlık etkisiyle birçok kilise inşa edilmiş ve şehir dini bir merkez haline gelmiştir. Ancak 7. yüzyıldan itibaren Arap akınları ve korsan saldırıları nedeniyle kent yavaş yavaş terk edilmiştir.

Manavgat Şelalesi: Doğanın Antalya’daki Büyüleyici Yüzü

Manavgat Şelalesi, Manavgat Nehri üzerinde yer alan bu şelale, hem yerli hem de yabancı turistlerin gözde rotaları arasında bulunmaktadır. Geniş bir alana yayılan ve yatay şekilde akan Manavgat Şelalesi, yüksekten değil genişlikten akan sularıyla kendine has bir görsel şölen sunar. Şelalenin ortalama yüksekliği 4 metre, genişliği ise yaklaşık 40 metredir.

Şelalenin etrafı doğal yürüyüş yolları, çay bahçeleri, restoranlar ve seyir teraslarıyla çevrilidir.

Manavgat Şelalesi’nin çevresinde yer alan yürüyüş yolları ve doğal alanlar, doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için cazip seçenekler sunar.